Burdur'da 1922 yılında doğdu. Asıl soyadı Öcal'dır. Edebî hayatında Burdurlu'yu kullandı. Babası Nuri Öcal, annesi ise Hatice Öcal'dır. Üç erkek çocuğun en küçüğüdür. İlk ve ortaokulu Burdur'da okudu. Liseyi İstanbul Erkek Öğretmen Okulunda tamamladı. 1940'ta öğretmen olarak Ceyhan'ın Mustafabeyli köyüne atandı. Bir yıl çalıştıktan sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne girdi. Mezun olduktan sonra kısa bir süre Ankara Atatürk Lisesi'nde Türkçe öğretmenliği yaptı. Sonra asıl görev Sivas'a atandı. Askerlik görevini yedek subay olarak tamamladı. Askerlik dönüşü dört yıl Burdur'da çalıştı. 1947’de kendisi gibi Burdurlu olan Âdile Hanım'la evlendi. Bu evlilikten ikisi kız biri erkek olmak üzere üç çocuğu oldu. 1950-54 yıllarında Kıbrıs'ta Lefke, Lefkoşe ve Magosa Türk lise ve kolejlerinde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1955'te tekrar yurda dönerek Burdur Lisesinde edebiyat öğretmenliğine devam etti. 1962'de Buca Eğitim Enstitüsü'nde edebiyat öğretmenliğine atandı. Buca Eğitim Enstitüsü'nden 1977 'de emekliye ayrıldı. İbrahim Zeki Burdurlu, 27 Temmuz 1984 tarihinde İzmir'de vefat etti.
İbrahim Zeki Burdurlu, 1940 sonrası Millî edebiyatın zevk ve anlayışını devam ettiren şair ve yazarlardandır. Şair, yazar, folklor araştırmacısı ve nihayet eğitimci kişiliği ile çok yönlü bir insandır. İbrahim Zeki Burdurlu'nun eserleri, altı ana başlıkta değerlendirilebilir. Bunlar şiir kitapları, çocuk edebiyatı ürünleri, şiir derlemeleri (antoloji çalışmaları), edebiyat araştırmaları, ders kitapları ve çeşitli konularda yazdığı makaleler şeklinde sıralanabilir. Ahmet Kutsi Tecer'in yönetiminde yayımlanan Ülkü mecmuasında neşrettiği şiirleri, bir anlamda onun sanat çizgisinin oluşmasını temin etmiş ve sonraki yıllarda halk şiiriyle zenginleştirilmiş yeni bir şiir arayışı sanatının esasını oluşturmuştur. Ülkü mecmuasının bir yayını olarak çıkan ilk şiir kitabi Toprak İnsanları 'dır.
Şiir kitapları; Toprak İnsanları (1945), Toprağın İçindeki Toprak ve Toprağın Masalı (1946), Burdur'daki Mahallemiz (1947), Keloğlan (1949), Basık Tavan (1950), Bir Köyden Bir İnsan (1950), Lefkoşe (1953), Minnacık Ada (1954), Günaydın Yavru Kıbrıs (1959), Atatürk'üm (1959), sev Beni (1966), Günaydın Anneciğim (1966), Açmıyor mu Kıbrıs'ımın Gülleri (1968), İzmir'in Mor Atlan (1976) isimleriyle yayımlanır. Öğretmen olduktan sonra, eğitime destek verecek ve rengiyle kokusuyla Türk kültürüne ait çocuk edebiyatı ürünlerinin çok az olduğunu fark etmesi, onu çocuk edebiyatına yöneltir. Nitekim atandıktan sadece bir yıl sonra Nar Güzeli (1963), Sihirli Gül (1963), Güllü Padişah (1963), Dileği Gerçekleşmeyen Kız (1963) isimli dört esere imza atan Burdurlu, sonraki yıllarda Üç Yumak (1964), Mavi Pullu Balık (1964), Pamuk Bacı (1965), Altınlı Yılan (1966), Yarım Horoz (1966), Altınlı Perçem Sırma Saç (1966), Sümbül Çocuk (1966), Ülkemin Efsaneleri (1966), Keloğlan Masalları (1966), Leylek Dadı (1967) isimli eserlerle bu süreci devam ettirir. 1963-1967 arasındaki kadar yoğun olmasa da sonraki yıllarda çocuk edebiyatına katkı yapmaya devam eden Burdurlu'nun, Kendi Bir Karış Sakalı Üç Karış (1972), Bürge ile İrge (1977), Akça Kız'la Gökçe Yiğit (1978), Üç Elma (1978) gibi eserleri, bu türdeki diğer çalışmalarıdır. Ölümünden sonra bu seriden Memiş Can (2007) isimli bir çocuk romanı daha yayımlanır. Şiirimizde Oğretmen (1965), Öğretmen Şairler Antolojisi (1966) ve Atatürk Şiirleri Antolojisi (1967) adlı antoloji çalışmalarını yapmıştır. Dil ve edebiyat araştırmaları Uygulamalı Yeni Kompzisyon (1965), Orta Öğretimde Türkçe Öğretimi (1971), Dil Bilgisi Açısından Yapıtlanmız (1975) ve Reşat Nuri Güntekin (1977) isimleriyle yayımlanmıştır. İbrahim Zeki Burdurlu Türk edebiyatının üretken ve çok yönlü sanatçılarından biridir.
Kaynak: Şevkiye Kazan, “Burdurlu Meşhurlar”, Burdur 2021, Burdur Valiliği, s.324


